Stres mi Anksiyete mi?

Stres mi Anksiyete mi?

Zaman zaman ne kadar sakin kalmaya çalışsak bile çevremizdekilerin, bazen de sevdiklerimizin baskısı altında kalırız. Bu baskıların yoğunlaştığı durumlarda kendimizi kocaman bir stresin içinde buluruz. Stres ve anksiye çok karıştırılan ve bazen de birbirine benzetilen iki durumdur aslında. Peki nedir stres ve anksiyete gelin beraber bakalım...

Stres; en kısa tanımıyla baskı ve gerginlik durumudur. Bizi huzursuz eden ve bir şekilde dengemizi bozan durumlara, olaylara karşı verdiğimiz tepkilerdir. Yani kısacası stresi günlük yaşamımızın bir parçası olarak düşünebiliriz. Aslında stres, sadece olumsuz yaşam olayları karşısında değil, bir şehir değişikliği ya da iş hayatımızdaki yaşadığımız genel olarak uyum gerektirmemiz gereken durumlarda da gözlenir. Peki stresi tanıdık şimdi sıra anksiyete de bakalım o hangi durumlarda ortaya çıkıyor.

Anksiyete: Sürekli olan, aşırı ve durumla uygun olmayan bir endişe durumu olarak tanımlayabiliriz. Aşırı endişeli olmak bizim günlük yaşamımızı olumsuz yönde etkiler. Düşünsenize gün içinde sürekli bir endişe halinde olduğumuzu, sonuçlanmayan durumlara karşı sürekli olarak olumsuz bir şekilde sonuçlanacağını düşünmemiz hayatımızı nasıl korkunç bir etki haline alırdı. Her şeyin en kötüsünü düşünmek sanırım bizim hayatımızın büyük bir sorunu olurdu.

Stres ve anksiyete çoğu zaman birbirine karıştırabilir. Gelin beraber aralarındaki farkları inceleyelim.

- Stres hissedilir, anksiyete öğrenilir.

- Stres geliştiricidir, anksiyete zora sokar.

- Stres alternatif düşündürür (yarı yarıya düşünmek), anksiyete engeller.

Stres ve anksiyeteyi birbirinden ayırdık. Şimdide stres ve anksiyeteyle nasıl başa çıkabileceğimizi öğrenelim.

Stresle Nasıl Başa Çıkacağım?

Öncelikle bir olay düşünelim. Diyelim ki bir arkadaşınızla buluşmaya gittik. Ancak bize söylenilen saatte değil biraz geciktik. Arkadaşımız o gün modunda değil ve bize sinirli bir şekilde konuşuyor, zaman zaman ses tonunu da yükseltiyor. O an ki düşüncemiz ne olurdu? Arkadaşım bana bağırıyor, kesin ben yine yanlış bir şey yaptım, yetersiz birisiyim, mutlu edemiyorum kimseyi gibi düşünceler beynimizde dolanıp durmaya başlar. Aynı olayı bir daha düşünelim, arkadaşımız bu sefer etraftaki herkese sinirli tepkiler vermeye başladı. Bu sefer duygu ve düşüncemiz değişim göstermeye başlar. Çünkü o zaman anlıyoruz ki arkadaşımızın bağırış tarzı kendiyle ilgili de olabilir. Biz bu olayda kendimizle ilgili almamız gereken kısmı alır yani yetersiz olduğumuzu düşünmüştük başta şimdi ise bu düşüncemiz değişti ve “ben yeterli biriyim sadece bu konuda bir hata yaptım ve bunu düzeltebilecek yeteneğe, güce sahibim oldu. Kendimize almamız gereken kısmı alır, bırakmamız gereken kısmı bıraktığımızda artık duygumuz rahatsızlık ve öfke hissimize nazaran sadece durumla baş etmeye yönelik bir duyguya dönüşüyor. Bizim burada yapmamız gereken şey ise bakış açımızı buna göre netleştirmek eğer bakış açımız net olursa ve buna karar verip bunun arkasından gidersek çok daha rahat oluruz.

Anksiyeteyle Nasıl Başa Çıkacağım?

Anksiyeteyle başa çıkmanın çeşitli yolları vardır. Mesela yazı yazmak. Duygularımız ve düşüncelerimiz bazen içinden çıkılamayacak bir kaosa sürükler bizi işte böyle durumlarda onları bir kâğıda yazmak zihnimizi toparlamada bize çok yardımcı olacaktır. Böylelikle kaygılarımız azalabilir ve birazda olsa rahatlayabiliriz. Zihnimiz doğası nedeniyle sürekli aktif bir haldedir ve sürekli kusur bulucudur. Bu gibi durumlarda tek bir olaya bağlı kalmak yıkıcıdır. Bu nedenle odak noktamızı değiştirerek yıkıcılığı azaltabilmemiz mümkün olacaktır.

  1. Şubat 16, 2021
    Nur

    Çok yararlı bir yazı 😇🙏

Yorum yapın..