Onu Çok Kıskanıyorum!

Onu Çok Kıskanıyorum!

Aşk ilişkilerinde kıskançlık gayet olağan bir durumdur. Toplumda klişeleşmiş bir cümle vardır. ‘Seven kıskanır!’ Tamam seven kıskanır, doğru. Sevdiği insanı paylaşmak istemeyebilir. Bunlar yaşanabilecek olağan duygulardır. Aşk çünkü, başka hiçbir şeye benzemiyor! Ancak bu kıskançlığın boyutu ne, aşırıya kaçıyor mu, karşındaki kişiyi rahatsız edecek boyutta ve sen buna engel olamıyorsan; merhaba othello sendromu!

Othello sendromu, patolojik kıskançlık olarak adlandırılır. Burada kişi saplantılı düşüncelere sahip oluyor ve partnerini hastalık derecesinde kıskanıyor. Kişi ilişkisini hayatının merkezinde tutuyor, ilişkine aşırı derecede bağlanıyor. Saplantılı düşünceler dediğimiz kısımda da kişi olmayan düşünceler üretiyor ardından buna inanıyor. Örneğin aldatıldığını düşünüyor veya partnerinin ona yalan söylediğini düşünüyor. Buna inanıyor ve ispatlamak adına da uğraş veriyor.

Othello Sendromunu Nasıl Anlarım?

En başta ilişkideki o normal seviye kıskançlık ile othello olarak adlandırdığımız bu aşırı, hastalık derecesindeki kıskançlığı ayrıştırmamız gerek. Othello sendromundaki kişinin kıskançlığı o kadar yüksek boyuttadır ki hem kendi hayatını hem de karşıdaki kişinin hayatını oldukça olumsuz etkiler. Othello sendromuna sahip bireyler birlikte oldukları kişiyi hastalık derecesinde kıskandıkları için kısıtlama yoluna giderler. Örneğin evden çıkmasını dahi kıskanabilirler, istemezler.

Othello sendromuna sahip bireyler sürekli olarak aldatıldıklarına inanırlar. Üstüne düşülmeyecek ufak durumları bile aldatma sebebi olarak görebilirler. Mesela partnerinin mesaja geç cevap vermesi, aradığında geç açması veya ilk aramada açmaması, partnerinin telefonunda şifre olması, gittiği yerden geç dönmesi gibi üzerinde düşünülmeyecek küçük konular bile othello sendromuna sahip kişiler için aldatma belirtisidir.

Bu sendroma sahip kişiler partnerlerine aşırı derecede bağlıdırlar. Eğer ki ayrılırlarsa hayatlarının biteceğine, o kişi olmadan asla yaşayamayacaklarına, çok mutsuz olacaklarına hatta ve hatta dünyanın sonunun geleceğine inanırlar. Sahip oldukları bu aşırı kıskançlık sebebiyle partnerlerinin özel yaşam gizliliğini ihlal edici davranışlar sergileyebilirler. Örneğin telefonlarını karıştırabilirler, partnerlerini takip edebilirler. Bunun altında yatan aldatıldıklarına olan inançları ve bunu ortaya çıkarma çabasıdır.

Othello sendromuna sahip bireyler özgüvenleri düşük bireylerdir. Bu sebeple partnerlerine hakaret ve küfür ederek onların da özgüvenlerini kırma yoluna gidebilirler. Partnerlerinin değersiz ve güçsüz hissetmelerine sebebiyet verirler. Aynı zamanda şiddete meyillidirler. Tepki düzeyleri anormal derecededir. Normal olaylara aşırı anlam yükleyip yüksek tepkiler verirler.

Örneğin othello sendromu yaşayan kişi erkek ve partneri bir erkeğin fotoğrafını beğendi. Bu erkek için bir aldatılma belirtisidir. Ya da othello sendromu yaşayan bir kadını düşünelim. Örneğin partneri iş yemeğinden döneceği saatte değil de sadece birkaç dakika geç döndü. Bu kadın için bir aldatılma belirtisidir.

Toplum tarafından çok dikkat çeken bir hastalık değildir. Çünkü bu bireyler günlük hayatlarına sorunsuz şekilde devam ederler. Sadece partnerleriyle olan ilişkilerinde sorunlar mevcuttur. Ancak klinik tablosu oldukça ağırdır.

Bir ilişki mutlu olmak için yaşanır. Birbirine hayatı zehir eden hiçbir ilişki de insana mutluluk vermez. Hiç kimse karşıdaki insanın bu hareketlerine katlanmak zorunda değildir çünkü böyle bir sevginin kabul edilebilir herhangi bir yanı yoktur. Bu derece kıskançlıklar mutlaka yardımla çözülmelidir. Unutmayalım ki sevgi de kıskançlık da ancak zarar vermediği zaman yaşanılması mümkün kılınabilir.

Yorum yapın..