Neden Önemsenmiyorum, Neden Beni Dışlıyorlar?

Neden Önemsenmiyorum, Neden Beni Dışlıyorlar?

İnsan yalnız kaldığı zaman ve önemsenmediğini düşündüğü, hissettiği zaman içine baş edilmesi zor olan ağır bir hüzün çöker. Böyle zamanlarda bu hüznünde etkisiyle etrafımızdaki insanları suçlamak ve eleştirmek adına büyük bir motivasyon duyarız. Ancak bazı anlarda birazda kendimize bakmamızda, yaptıklarımızı tartmamızda fayda var. Yani kısaca bazen çuvaldızı kendimize batırmamız gerekir. Çünkü bazen yaptığımız hatalar biz fark etmesek bile bu hatalar etrafımızdaki insanları uzaklaştırabilir ve saygınlığımızı da düşürebilir.

İnsanlar Beni Neden Önemsemiyor? Neden Dışlanıyorum?

Bu iki sorunun cevabı için karşımızda bir ayna varmışçasına kendimize bir bakalım. Fark etmeden de olsa biz bunlara neden olacak ne yapıyoruz?

Bu Duruma Neden Olabilecek Davranışlar Nelerdir?

Arkadaş grubumuzla bir ortamda olduğumuzu düşünelim. Aralarında daha önce tanışmadığımız ve yeni tanışacağımız insanlarda var. Biz etrafımıza kalın duvarlar örmüş halde davranıyor ve kendimizi ifade etmiyor ya da ifade etmekten kaçınıyoruz. Böyle olunca da insanların bize dair olan keşfetme motivasyonları da uçup gitmiş oluyor haliyle. Böyle bir insanı tanımak onunla bir arkadaşlık kurmak ister miydiniz? Ben şahsen istemezdim. Çünkü örülen duvarları kimse aşmak zorunda değil. Şimdi içinizden “beni keşfedemeyen, bunun için uğraşmayan, istemeyen zaten yanımda olmasın” diyebilirsiniz. Ancak bu durum karşımızdaki insandan değil bizden kaynaklandığını unutmamak gerekir. Biz kendimizi kapatırsak, duvar üstüne duvar eklersek insanlar bir zaman sonra sıkılır ve giderler. Bununla beraber bize karşı dışlanma yönelimleri de baş göstermeye başlayacaktır. Mesafeli olmak iyidir, ancak mesafe koyacağız diye kocaman duvarlarla insanların karşısına da çıkamayız öyle değil mi?

Bu Konuyu Çözümlemek İçin Ne Yapmak Gerekiyor?

Sizlere şöyle bir soru yöneltmek istiyorum; Dünyada insanlar en çok hangi özellikteki insanlara saygı duyarlar? Güçlü insan kimdir? Bu sorulara şöyle bir cevap verilebilir. Bir başkasına ihtiyacı olmayan, minneti olmayan insana saygı duyarlar bu özellikteki insanlar güçlüdür. Bizler sürekli etrafımızdaki insanlara ihtiyacımız olduğunu gösterirsek bir zaman sonra onların nazarında güçsüz, değersiz biri gibi görünmeye başlarız. Bu ikili ilişkiler içinde geçerlidir. İnsanlar her zaman güçlü olana saygı duyma eğilimindedirler. Ancak bu kibirle kesinlikle karıştırılmamalıdır. Herkese üstten bakmak ne bizi güçlü yapar ne de saygı duyulan bir birey olmamızı sağlar.

Bazen bazı anlarda olayların hep kötü tarafına yöneliriz. Hatta öyle bir şeydir ki olumlu bir durumun bile kötü yanlarına cımbızla çeker alır herkese göstermeye çalışırız. Bu durum artık ilerleyen zamanlarda etrafımızdakileri de olumsuz etkiler ve bizi ortamda istenmeyen, neşe düşürücü bir birey olarak görünmemize neden olur. Bu pozisyonda olmak ne kadar kötü gözüküyor öyle değil mi? Her şeye olumsuz bakmamak, her şeye olumlu bakmak ya da hayatı toz pembe görmek demekte değildir aslında. Yerine ve zamanına göre duruma göre değerlendirmelerle olumlu da düşünebiliriz, olumsuzda.

Bazen başkalarına karşı büyük bir sevilme kaygısı içinde olabiliriz. Bu kaygıyla beraber etrafımızdakiler bizi sevsin diye uğraşmaya başlarız. Aslında bu kaygı biraz da olsa bağımlı insan olma özelliğini de taşır. Biz karşımızdakine kendimizi kanıtlamaya, ispatlamaya ve kendimizi sevdirmeye çalışırsak çok üzücü bir şekilde değerimizde, karşımızdakinin bize olan sevgisi de düşmeye başlayacaktır. Böylece bizde artık ciddiye alınmamaya ve dışlanmaya başlıyoruz. Bu nedenle her şeyi fazla fazla göstermek yerine yeterli miktarda ve yerine göre göstermekte fayda var.

Bazı zamanlar bir düşünceyi kafamıza çok takar ve sanki at gözlüğümüz varmış gibi o düşüncemize, fikrimize olan eleştirileri görmezden gelmeye başlarız. Hep benim dediğim doğru, bir konu hakkındaki bilgiyi en iyi ben bilirim gibi bir tavır takınırız. Karşımızdaki bizden fikir istemediği halde hemen fikirlerimizi beyan eder ve etrafımızdakilerin bir zaman sonra sıkılmalarına neden olabiliriz. Bu durum diğer insanların bizden uzaklaşmasına ve artık bizden fikir almak istememelerine neden olacaktır.

Hayat müşterektir, karşılıklıdır. Yardımında karşılıklı olması gerekir. Aslında bu durum birazda bedavacı olmak gibi. Hep benim olsun, hep ben alayım, maddi konularda başkalarından ne alırsam kar diye düşünmek gibi. Etraftaki insanlardan bir konu hakkında yardım alıp iş başkasına yardım etmeye gelince kaçma eğilimi de gösterebiliriz. Bu durum böyle devam ettikçe karşı tarafın gözünde çıkarcı ve insanları kullanan biri olarak nitelendirilebiliriz. Burada unutmamamız gereken şey şudur; “Hiçbir şey karşılıksız değildir, herkes ortaya kendinden bir parça koymak durumundadır.”

Burada bahsedilen insanların bizi önemsemeleri için kendimiz olmaktan vazgeçmek değildir. Çünkü bizler yaptığımız işleriz kendimiz olarak, kimliğimizle ortaya koyarız. Burada anlatılmak istenilen ilişkilerimizi zedeleyen virüslü bizlere zarar veren özelliklerimizdir.

Yorum yapın..