İnancın Gücü; Plasebo Etkisi

İnancın Gücü; Plasebo Etkisi

Plasebo etkisi; farmakolojik anlamda etkisiz ilacın kişide olumlu etki bırakması durumudur. Plasebo kelimesi Latince kökenlidir ve kelime anlamı ‘hoşnut etmek’tir. Fiziksel olarak tedaviye hiçbir katkısı olmayan plasebo buna rağmen birçok hastanın olumlu iyileşmeler gösterdiğini kanıtlamıştır. Bu noktada insanın inancının ve beklentisinin ne derece güçlü olduğunu görebiliriz. Aslında iyileşmeye olan inanç ve bir ilaçtan beklenen o iyileşme etkisi buradaki kilit noktadır. Şimdi bu konuda yapılan deneylere bir bakalım.

Antropoloji Profesörü Daniel Moerman’ın Yaptığı Plasebo Deneyi:

Moerman kanayan ülserli hastaların üstünde bir deney yapmıştır. Bu plasebo deneyi oldukça ilginç sonuçlar doğurmuştur. Moerman hastaları iki gruba ayırmıştır. İlk gruba ‘birazdan size vereceğimiz ilaç ülser konusunda çok etkili, güçlü bir ilaç.’ demiştir. İkinci gruba ise ‘size vereceğimiz ilaç çok yeni, henüz hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz.’ demiştir. Deneydeki ilginç olan kısım her iki gruba da ilaca ilişkin içinde hiçbir şey barındırmayan plasebo haplarından verilmiştir. Deney sonucunda ilk gruptaki iyileşme oranı %75 olarak kaydedilirken, ikinci grupta bu oran %25 olarak kaydedilmiştir. Bu noktada aradaki farkı yaratan neydi? Elbette ki inanç! Hastalar birinci ilacın iyileşme etkisine ve gücüne olan inançları neticesinde ikinci gruba oranla daha fazla iyileşme göstermiştir.

Harward Üniversitesi’nden Doktor Henry Beecher’ın Plasebo Deneyi:

Beecher 100 tıp fakültesi öğrencisinin katılımıyla deneyini gerçekleştirmiştir. İlk olarak öğrencileri iki gruba ayırmıştır. İlk gruba ‘birazdan size çok kuvvetli bir uyarıcı vereceğim.’ derken diğer gruba ‘şimdi size çok kuvvetli bir sakinleştirici vereceğim.’ demiştir. Öğrencilerin haberi olmadan onlara tam tersi ilaçlar vermiştir. Bu deney sonucunda ise öğrencilerin tepkileri ilaca göre değil beklentilerine göre olmuştur. Yani uyarıcı verilen grup kendisine sakinleştirici verdiklerini düşündükleri için buna göre davranmışlardır. Diğer grup için de aynı şey söz konusudur. Henry Beecher ise durumu şöyle açıklıyor: ‘İlacın etkisi hastanın ona nasıl inandığına göre değişir. Bir şeyin gerçek olduğuna inanırsanız hem fiziksel hem psikolojik olarak tam olarak onu gerçek kabul eden bir duruma gelirsiniz. Bu da eylemlerimizin sonuçlarını bizim beklediğimiz şekilde almamıza yol açar.’

Bunlar gibi birçok çalışma mevcuttur. Örneğin günlerdir başı ağrıyan bir arkadaşınıza ‘bu en etkili ağrı kesici bunu iç.’ diyerek ona bir şeker hapı verdiğinizi düşünün. Arkadaşınızın baş ağrısı iyileşme gösterecektir. Neden? Çünkü plasebo etkisi! Ne garip değil mi? Tıp bile henüz bunun altındaki nedeni tam olarak açıklayamamıştır. Ancak hepsi bize gösteriyor ki, hayatta elde ettiğimiz sonuçlar üzerinde inançlarımız oldukça etkilidir. Burada en büyük etki eylemlerimizdir. Eylemlerimiz de inançlarımız doğrultusunda ortaya çıkmaktadır.

Yorum yapın..