Hem Seviyorum Hem Nefret Ediyorum

Hem Seviyorum Hem Nefret Ediyorum

Herkes bazı zamanlar bir kişiye veya bir duruma karşı sevgi ve nefret duygularını aynı anda hissetmiş olabilir. Yani bir nevi duygu karmaşası. ‘Bir yandan sevgi, bir yandan nefret olarak yaşadığımız bu karmaşa ambivalans olarak adlandırılıyor. Nedir yani bu ambivalans? Ambivalans kavramı Dr. Eugen Bleuler tarafından ortaya atılmış bir kavramdır. Bu kavram günümüzde bipolar bozukluk, şizofreni gibi hastalık belirtilerinin arasında yer alır. Eugem Bleuler ambivalansı üçe ayırmıştır. Bunlar duygu alanındaki ambivalans, düşünce alanındaki ambivalans ve istem alanındaki ambivalanstır.

Ambivalans, bir kişi ya da duruma karşı zıt olan duyguların, isteklerin aynı anda var olmasıdır. Yani bir şeyi hem istiyorsun hem istemiyorsun, hem seviyorsun hem nefret ediyorsun! Örneğin bir kişiye karşı ‘evet seviyorum ama bunu yaptığında nefret ediyorum’ gibi söylemlerimiz olmuştur. Ya da işimizi çok sevdiğimiz halde bazı zamanlar bize acı verici bir durum olarak gelebilir. Başka bir örnek verecek olursak çocuklukta bireyselleşmenin başladığı dönemde çocukta aynı zamanda anneye geri dönme hissi vardır. Buradaki o özgür olma ve anneye bağlılık arasında oluşan ikilem de ambivalanstır. Başka bir örnekten gidecek olursa çocuklar annelerini çok severler. Ancak annesi çocuğuna istediği bir şeyi almazsa o çocuk için kötü bir annedir. Çünkü o an anneye olan sinir ön plandadır. Böylece aynı kişiye karşı zıt iki duygu beslenmiş olur. Bunlar duygusal ambivalans örneklerini oluşturur. Bir insanın aynı anda kahve içmek isteyip içmek istememesi istem alanındaki ambivalans, bir düşünceyi savunurken aynı zamanda savunmamak da düşünsel alandaki ambivalansa örnektir.

Ambivalans Ayrımına Dikkat!

Ambivalans çeşitli duygudurum bozuklukları arasında yer alır. Ancak bu açıklama tanı için yeterli bir kriter değildir. Ambivalansın temelinde geçmişte yaşanmış travmalar yatıyor olabilir. Buna ek olarak yetiştirilme tarzı, aile ilişkileri ambivalans için tetikleyici olabilir.

İlişkilerde ambivalans yaşayanların ise yaşadığı ilişkiden mutlu olmadığı ancak partnerine bağlılığı nedeniyle de ilişkiyi bitiremeyen kişiler olduğunu söylemek mümkündür. Kişinin her yaşadığı zıtlık ambivalans değildir. Örneğin bir dersten kalan bir öğrencinin acaba geçer miyim, kalır mıyım diye düşünmesi bir ambivalans değildir. Evini çok seven birinin diğer yandan evini satmak istemesi de bir ambivalans değildir. Burada bir kararsızlık söz konusudur. Çünkü evini satmak istemesinin altında birçok farklı sebep yatıyor olabilir. (örneğin maddi imkansızlıklar).

Günlük hayatımıza baktığımız zaman bizler sevdiğimiz bir insanın huylarını iyi huyları ve kötü huyları olarak ayrıştırabiliriz. Evet onu seviyorum ama bu huyu hoş değil! Herkes günlük hayatta birçok kere ambivalans yaşamış, yaşıyor olabilir. Bu olağandır. Eğer ki bu durum aşırıya kaçarsa, kişiyi ve karşısındaki insanları rahatsız edecek boyutlara ulaşırsa destek almak gerekir.

Yorum yapın..