En Büyük Kaynağı Sevgisizlik; Tepkisel Bağlanma Bozukluğu

En Büyük Kaynağı Sevgisizlik; Tepkisel Bağlanma Bozukluğu

Her çocuk doğduğunda ailesine muhtaçtır. Aileden sevgi, ilgi görmek çocuk için yemek, su kadar temel bir ihtiyaçtır. Anne-babanın kendisini koruduğunu, ağladığında, korktuğunda kendisini sakinleştirdiğini görmesi çocukta güven duygusunu geliştirir. Güven duygusu bebeklikte gelişen, anne-babaya veya bakım verene bağlı bir durumdur. Çünkü bakım veren kişinin çocuğa olan tutumu onun ileride yaşayacağı her bağlanma ve güven duygusu için birinci koşuldur.

Bazı bakım veren ile çocuk arasında yeterince ilgi ve sevgi bağı yoktur. Bu da bakım veren kişinin çocukla yeterince ilgilenmemesinden kaynaklı bir durumdur. Bunun sonucunda çocukta tepkisel bağlanma bozukluğu dediğimiz, çocuğun tüm hayatını etkileyen bir bozukluk ortaya çıkıyor. Tepkisel bağlanma bozukluğu ile beraber çocuk hayatının her döneminde sağlıklı ve sevgiye dayalı ilişkiler kurmak istese de yaşamış olduğu durum onu engelliyor.

Çocuklar Neden Tepkisel Bağlanma Bozukluğu Yaşar?

Anne baba veya bakım veren kişinin bilerek ya da farkında olmadan çocuğunu ihmal etmesi, yeterince sevgi göstermemesi, ilgisiz olması gibi sebeplerle çocuk tepkisel bağlanma bozukluğu yaşayabilir. En temel sebebi çocuğun yeterince ilgi ve sevgi görmemesidir. Onun dışında çocuk ağladığında çocuğa bir tepki verilmemesi, şefkat gösterilmemesi çocuk için yaralayıcı bir durumdur. Sıklıkla bakıcı değişikliği, çocuğun yetiştirme yurtlarında büyümüş olması, genç ve deneyimsiz ebeveynlik, istemeyen hamilelikler yine tepkisel bağlanma bozukluğuna neden olur. Ayrıca kısa zaman içinde üst üste çocuk sahibi olmayla beraber ilginin her bir çocuğa bölünmesi veya ikiz, üçüz çocuk sahibi olmanın gerektirdiği aşırı sorumluluk ile bakım verenin ilgi ve sevgisini çocuklarına yeterince gösteremiyor oluşu tepkisel bağlanma bozukluğuna neden olan etkenler arasındadır. Tüm bu nedenler arasında sürekli olarak tekrar edilen neden çocuğun, fiziksel aynı zamanda duygusal ihtiyaçlarının yeterince karşılanmamasıdır.

Çocuğum Tepkisel Bağlanma Bozukluğu Yaşıyor Olabilir Mi?

Tepkisel bağlanma bozukluğunun ne olduğuna, tepkisel bağlanma bozukluğuna neden olan durumlara değindik. Peki çocuk tepkisel bağlanma bozukluğu yaşıyorsa bu nasıl anlaşılır? Gelin bir de tepkisel bağlanma bozukluğunun belirtilerini konuşalım.

Seslenildiğinde tepki vermeme, fiziksel temastan hoşlanmama, uzun süre göz kontağı kurmaktan kaçınma, ağladığında kolayca sakinleşmeme, hayali oyunlar oynama, jest ve mimikleri kullanmada yetersizlik, bakım veren kişi gözden kaybolduğunda herhangi bir tepki vermeme, yaşıtlarıyla sosyal ilişkiler kuramama, tekrarlayıcı ve amaçsız hareketlerde bulunma, dil ve konuşmada gecikme gibi belirtiler tepkisel bağlanma bozukluğu yaşayan çocuklarda görülebilen belirtiler arasındadır.

Bu belirtiler akılda başka bir hastalık olan otizm spektrum bozukluğunu canlandırabilir. Otizmde de yukarıdaki belirtilerin çoğu görülür. Ancak bunları ayıran çeşitli noktalar vardır. Tepkisel bağlanma bozukluğu ile otizm arasındaki farklar aşağıdaki gibidir.

  • Tepkisel bağlanma bozukluğu yaşayan çocukların, karşılıklı sosyal ilişki kurma kapasiteleri otizme oranla daha iyidir.
  • Tepkisel bağlanma bozukluğu yaşayanlarda sağlıklı ve düzgün bir bakımın başlar ardından da bu bakımın sürekliliği sağlanırsa anormal sosyal tepkiler zaman içinde düzelmeye başlar.
  • Tepkisel bağlanma bozukluğunda dil ve konuşma gecikmesi otizmdeki kadar ağır değildir.
  • Otizmde sıkça görülen ağır bilişsel gerilik tepkisel bağlanma bozukluğunda yoktur.

Bütün bunlar göz önüne alındığında aslında çocuk yetiştirmenin ne denli zor olduğu anlaşılıyor. Eğer ki sağlıklı bireyler yetiştirmek istiyorsanız çocuğunuza gereken her şeyi vermeniz gerekiyor. Aksi takdirde çocukta hayatı boyunca aşamayacağı bozukluklar yaratabilirsiniz. Ebeveyn olarak üzerinize düşeni yaptığınız zaman ise mutlu ve sağlıklı bireyler yetiştirebilirsiniz. Çünkü sizde kabul edersiniz ki bir çocuğun hayatı anne veya babasının yapacağı hatanın sonucuna mal olmamalıdır.

Yorum yapın..